Münif Paşa’nın oğlu Hüseyin Münif üe veteriner öğretrrien Sadi Suat, Türk tarihine geçen ilk sivil pilotlardır. İkisi de, 1910 yılında Paris’te havacılık eğitimi görerek,” pilotluk belgesi” aldılar. Bu arada bir de uçak satın alan Hüseyin Münif, Türkiye’de “özel uçağı olan ilk kişi-’ oldu.
01 Haz, 2008 | Türkiye'de İlkler | Yorum Yok
İstanbul Galatasaray’da, ünlü Sponek birahanesinde Polonyalı Vaynberg tarafından düzenlendi. Bu olayı, Ercüment Ekrem Talu, “Perde-Sahne” dergisine vazdıeı “İstanbul’da ilk sinema ve ilk gromofon” başlıklı yazısında şöyle anlatır:
“Çocuktum, sekiz-dokuz yaşlarında vardım. Tam tarihini söyleyemeyeceğim ama, sanırım 1896-97 yıllarıydı. Bir cumartesi günü, rahmetli ağabeyim Nejat’la birlikte okuldan çıktık. Cihangir’deki evimize gidecektik. Yatılı olmayan arkadaşlarımızdan birisi, ‘Duydunuz mu?’” dedi. ‘Şurada Sponek’in salonunda bugün sinematograf (sinema sözcüğünün kısaltılmamışı) göstereceklermiş. İlginç bir şeymiş diyorlar, yeni bulunmuş… Fotoğrafın canlısı gibi bir şey imiş’. Ağabeyimle ben, çocuk, bizimle alay ediyor sandık, ama o içtenlikle konuşuyordu. ‘Saat 4′te başlıyormuş, ben gideceğim’ diye sözünü tamamladı.”
Ercüment Ekrem Talu, ilk sinema gösterisini,-yukarıdaki cümlelerle anlattıktan sonra, şöyle tamamlar:
“Bütün gösteri, yarım saat sürdü. Seans, geceye de birkaç kez yinelenecekti. Çıktık. Fennin bu buluşunu birbirimize anlatmaya, çözümlemeye çalışıyorduk. Aklımız bir türlü eriniyordu. İstanbul haJkının çoğunluğu da bu konuyu konuşuyordu. Kimi, bu sihirli buluşu günah sayıyor; kimi, gidip gördüğünden ötürü tövbe edip, Tanrı’ya bağışlanmasını ya-kanyordu. İşte ilk sinema, sinematograf adıyla İstanbul’a böyle geldi.”
01 Haz, 2008 | Türkiye'de İlkler | Yorum Yok
1908′de açıldı. İstanbul’da, Tepebaşı Şehir Tiyatrosu’nün eski komedi binasında Pate şirketinin Türkiye temsilcisi Vaynberg tarafından yaptırıldı. “Pate” adlı bu ilk sinema salonunun mimarı, Kampanaki idi. Sinemanın adı sırasıyla Pate, Anfi, Asri ve Ses olarak değişti. 1912 yılında İzmir Kordon’da açılan ikinci sinemadan sonra, 1914 başlarında İstanbul Beyoğlu’nda “Palas” sineması kuruldu. Onu, Taksim Alanı’nda şimdiki Devlet Tiyatrosu salonunun yanındaki yerde bulunan “Majik” sineması izledi. İlk Türk sinema salonu işte, 19 Mart 1914 günü “Milli Sinema” adıyla İstanbul’da Fevziye Kıraathanesi’nde açıldı.
01 Haz, 2008 | Türkiye'de İlkler | Yorum Yok
Senaryosunu Nazif Tepedelenlioğlu’nun yazdığı “Bir Millet Uyanıyor” adlı filmdir. 1932 yılında çevrilen film, Türkiye’de seslendirildiği ve Muhsin Ertuğrul‘un en önemli yapıtlarından birisi olduğu için ilginçtir. ilmin belli başlı oyuncuları Ferdi Tayfur, Atıf Kaptan, Naşit Ozcan, Emel Rıza ve Kevser’di. Mustafa Kemal Atatürk’ün Söylev’inden derlenmiş olaylardan esinlenerek yazılmış senaryonun, sağlam bir yapısı olmadığı için bu film, beklenen başarıyı elde edemedi
01 Haz, 2008 | Türkiye'de İlkler | Yorum Yok
“Ateşten Gömlek”te oynayan Bedia Muvah-hit ile Neyyire Neyir (Ertuğrul)’dir. Sahnede olduğu gibi beyazperdede de o zamanlar, Müslüman kadınların çalışması yasaktı. 1918′ de bazı Türk kızları, öğrenci olarak “Darül-bedayi”ye alınmışlarsa da, bunlar sahneye çıkamamışlardı. İçlerinde Afife Hanım, 1920′de Kadıköy’deki Apollon (Hale) Tiyatrosu’nda “Jale” takma adıyla sahneye çıkınca, işe polis karışmıştı. 1921′de Darülbedayi’de Müslüman kadınların çalıştırılmaması, resmi yoldan bildirildi, ancak aynı yıl Afife ile Şaziye Moral hanımlar, bir başka temsilde oynadılar. İki sanatçı da, bu yüzden mahkemelik oldular
Muhsin Ertuğrul, “Ateşten Gömlek”i çevirirken, filmin ulusal konusundan cesaret alarak, başlıca kadın kahramanlar olan Ayşe ile Kezban’ı, Türk oyuncularının canlandırmasına çalıştı. Ayşe için Darülbedayi oyuncularından Muvahhit’in eşi Bedia Muvahhit seçildi. İkinci rol için gerekli kimse bulunamayınca, gazetelere ilan verildi. Vasfi Rıza Zobu, bir anısındaki ikinci rol için, “nasıl kız oyuncu” bulunduğunu şöyle anlatır:
“İkinci rol için genç bir Türk kızı bulunamamıştı. Gazetelere ilan ettiler. Ertesi gün tek bir Türk kızı başvurdu. Kemal Film’in bürosu, Sirkeci’de, Ali Efendi Sineması’nın üstündeki iki küçük odanın içinde idi. O gün, büroya uğradığımda, Neyyire’yi gördüm. Kolejde öğrenciymiş. ‘Film için müracaat etti. Muhsin’i bekliyor’ dediler.”
01 Haz, 2008 | Türkiye'de İlkler | Yorum Yok
1864 yılında Abdülaziz döneminde çıkarılan bir “fetva” ile başladı. O yıl yayımlanan Deniz Ticaret Yasası’nda yalnız “deniz sigortası” konusunda yargılar vardı. Bu arada, 1870 yılında İstanbul’da çıkan büyük bir yangın sonunda “Şeyhülislam”dan, sigorta yap-, tırılmasında “dini bir sakınca olmadığı” yolunda izin çıktı. İki yıl sonra da üç İngiliz sigorta şirketi, İstanbul’a gelerek bu dalda çalışmaya başladılar. Daha sonra Fransız, İsviçre, Alman, Avusturya, Rus, İtalyan, Bulgar, Romen sigorta şirketleri kuruldu. Ancak, bu sigorta şirketleri, aralarında bir anlaşmaya varamadıklarından, bağlı bulundukları merkezlerin dilediği biçimde sigorta uygulaması yapıyorlardı.
“tik Türk sigorta şirketi”nin kuruluşu da, 1893′te, bu dalda çalışmalara başlmayan “Osmanlı Sigorta ŞirketF’drr. Bu şirket, Osmanlı Bankası, Tütün Rejisi (Tekeli) ve Düyûn-u Umumiye‘nin katılması sonucu, 200 bin altın liralık bir özvarlıkla kurulmuştu.
Cumhuriyet’ten sonra kurulan “yerli sermayeli” ilk Türk sigorta kuruluşu ise, “Güven Sigorta” adıyla 1935 yılında faaliyete geçti. II. Dünya Savaşı’ndan sonra ise sigortacılık gelişmeye başladı ve 1942′de “Doğan”, 1944′te de “Halk Sigortası” şirketleri hizmete girdiler.
01 Haz, 2008 | Türkiye'de İlkler | Yorum Yok
1932 yılında İpek Film Şirketi kurdu. İstanbul’da Nişantaşı’ndaki bir büyük fırın, yeni baştan düzenlenerek “stüdyo” durumuna getirildi. Bu sesli film stüdyosunun ilk eseri,Muhsin Ertuğrul’un yönetmenliğini yaptığı, “Bir Millet Uyanıyor” adlı filmdi. Sesli film stüdyosunun yönetmeni ise, Morhen adlı bir Alman ses mühendisiydi.
01 Haz, 2008 | Türkiye'de İlkler | Yorum Yok
Türk tarihinde basma “ilk sansür”, 11 Mayıs 1876′da “Âli Kararnamesi” ile konuldu. Gazetelerin, yayınlanmadan önce denetlenmesini emreden bu kararname üzerine, “Basiret” gazetesi şöyle bir ilanla çıkmıştı: “Matbaamızın makinesi bozulduğundan, gazetemiz birkaç gün yayınlanmayacaktır.” “Sabah” gazsetesi ise ilk gün “sansür”ün yasakladığı yazıların yerini “boş” bırakarak yayınlandı. Ancak, tüm bu direnişler, tarih boyunca hemen her dönemde, sansürün basının üzerinde “Demokles’in Kılıcı” gibi sallanmasını önleyemedi.
01 Haz, 2008 | Türkiye'de İlkler | Yorum Yok
II. Abdülhamit’in tahta geçmesinden kısa bir zaman sonra, Kanun-ı Esasi kabul edilerek Osmanlı Devleti’nde meşrutibiridarebaşladı. Kanun-ı Esasi‘de seçim yapılarak bir meclisin kurulması öngörülmüştü. Bu nedenle, Türk tarihinde ilk seçim 1877′de yapıldı. Ancak, bu seçimler bir seçim yasasına göre gerçekleş-tirilmedi. İllere, önemlerine göre kaç milletvekili çıkarabilecekleri bildirildi. İlk seçimlerde halk, oy kullanmadı. İl meclisleri seçim yaptı. Bu seçimler sonunda seçilen temsilciler, padişahın tayin ettiği Âyân Meclisi üyelerinden meydana geldi. İlk Milli Meclîs de İŞ _Mart 1877′de Dolmabahçe Sa-rayı’nda ilk toplantısını yaptı. Daha sonra Sultanahmet’teki Darülfünun binasında çalışmalarına başlayan bu meclisin ilk görevi, bir seçim kanunu hazırlamaktı. Ancak, 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’nın başlaması üzerine, Meclis 20 Haziran’da dağıldı. Aynı yıl içinde yine seçim kanunu olmadan, birinci seçimde olduğu gibi yeni bir seçim daha yapıldı. Türk tarihinde ilk “Seçim Kanunu” da, bu ikinci meclis tarafından yapılmıştır. Ama, bunun ömrü de uzun sürmedi ve II. Abdülhamit tarafından feshedildi.
01 Haz, 2008 | Türkiye'de İlkler | Yorum Yok
II. Abdülhamit’in tahta geçmesinden kısa bir zaman sonra, Kanun-ı Esasi kabul edilerek Osmanlı Devleti’nde meşrutibiridarebaşladı. Kanun-ı Esasi‘de seçim yapılarak bir meclisin kurulması öngörülmüştü. Bu nedenle, Türk tarihinde ilk seçim 1877′de yapıldı. Ancak, bu seçimler bir seçim yasasına göre gerçekleş-tirilmedi. İllere, önemlerine göre kaç milletvekili çıkarabilecekleri bildirildi. İlk seçimlerde halk, oy kullanmadı. İl meclisleri seçim yaptı. Bu seçimler sonunda seçilen temsilciler, padişahın tayin ettiği Âyân Meclisi üyelerinden meydana geldi. İlk Milli Meclîs de İŞ _Mart 1877′de Dolmabahçe Sa-rayı’nda ilk toplantısını yaptı. Daha sonra Sultanahmet’teki Darülfünun binasında çalışmalarına başlayan bu meclisin ilk görevi, bir seçim kanunu hazırlamaktı. Ancak, 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’nın başlaması üzerine, Meclis 20 Haziran’da dağıldı. Aynı yıl içinde yine seçim kanunu olmadan, birinci seçimde olduğu gibi yeni bir seçim daha yapıldı. Türk tarihinde ilk “Seçim Kanunu” da, bu ikinci meclis tarafından yapılmıştır. Ama, bunun ömrü de uzun sürmedi ve II. Abdülhamit tarafından feshedildi.
01 Haz, 2008 | Türkiye'de İlkler | Yorum Yok