İlk Sivil Türk Pilotlar

Münif Paşa’nın oğlu Hüseyin Münif üe vete­riner öğretrrien Sadi Suat, Türk tarihine geçen ilk sivil pilotlardır. İkisi de, 1910 yılında Paris’te havacılık eğitimi görerek,” pilotluk belgesi” aldılar. Bu arada bir de uçak satın alan Hüseyin Münif, Türkiye’de “özel uçağı olan ilk kişi-’ oldu.

Türkiye’de İlk Sinema Gösterisi

İstanbul Galatasaray’da, ünlü Sponek biraha­nesinde Polonyalı Vaynberg tarafından düzen­lendi. Bu olayı, Ercüment Ekrem Talu, “Perde-Sahne” dergisine vazdıeı “İstanbul’­da ilk sinema ve ilk gromofon” başlıklı yazı­sında şöyle anlatır:

“Çocuktum, sekiz-dokuz yaşlarında var­dım. Tam tarihini söyleyemeyeceğim ama, sa­nırım 1896-97 yıllarıydı. Bir cumartesi günü, rahmetli ağabeyim Nejat’la birlikte okuldan çıktık. Cihangir’deki evimize gidecektik. Ya­tılı olmayan arkadaşlarımızdan birisi, ‘Duy­dunuz mu?’” dedi. ‘Şurada Sponek’in salonunda bugün sinematograf (sinema söz­cüğünün kısaltılmamışı) göstereceklermiş. İl­ginç bir şeymiş diyorlar, yeni bulunmuş… Fotoğrafın canlısı gibi bir şey imiş’. Ağabeyim­le ben, çocuk, bizimle alay ediyor sandık, ama o içtenlikle konuşuyordu. ‘Saat 4′te başlıyor­muş, ben gideceğim’ diye sözünü tamamladı.”

Ercüment Ekrem Talu, ilk sinema göste­risini,-yukarıdaki cümlelerle anlattıktan son­ra, şöyle tamamlar:

“Bütün gösteri, yarım saat sürdü. Seans, geceye de birkaç kez yinelenecekti. Çıktık. Fennin bu buluşunu birbirimize anlatmaya, çözümlemeye çalışıyorduk. Aklımız bir türlü eriniyordu. İstanbul haJkının çoğunluğu da bu konuyu konuşuyordu. Kimi, bu sihirli bulu­şu günah sayıyor; kimi, gidip gördüğünden ötürü tövbe edip, Tanrı’ya bağışlanmasını ya-kanyordu. İşte ilk sinema, sinematograf adıy­la İstanbul’a böyle geldi.”

Türkiye’de İlk Sinema Salonu

1908′de açıldı. İstanbul’da, Tepebaşı Şehir Ti­yatrosu’nün eski komedi binasında Pate şir­ketinin Türkiye temsilcisi Vaynberg tarafından yaptırıldı. “Pate” adlı bu ilk sinema salonu­nun mimarı, Kampanaki idi. Sinemanın adı sırasıyla Pate, Anfi, Asri ve Ses olarak değiş­ti. 1912 yılında İzmir Kordon’da açılan ikinci sinemadan sonra, 1914 başlarında İstanbul Beyoğlu’nda “Palas” sineması kuruldu. Onu, Taksim Alanı’nda şimdiki Devlet Tiyatrosu salonunun yanındaki yerde bulunan “Majik” sineması izledi. İlk Türk sinema salonu işte, 19 Mart 1914 günü “Milli Sinema” adıyla İstan­bul’da Fevziye Kıraathanesi’nde açıldı.

Seslendirilen İlk Türk Filmi

Senaryosunu Nazif Tepedelenlioğlu’nun yaz­dığı “Bir Millet Uyanıyor” adlı filmdir. 1932 yılında çevrilen film, Türkiye’de seslendirildiği ve Muhsin Ertuğrul‘un en önemli yapıtların­dan birisi olduğu için ilginçtir. ilmin belli başlı oyuncuları Ferdi Tayfur, Atıf Kaptan, Naşit Ozcan, Emel Rıza ve Kevser’di. Musta­fa Kemal Atatürk’ün Söylev’inden derlenmiş olaylardan esinlenerek yazılmış senaryonun, sağlam bir yapısı olmadığı için bu film, bek­lenen başarıyı elde edemedi

İlk Türk Kadın Sinema Oyuncusu

“Ateşten Gömlek”te oynayan Bedia Muvah-hit ile Neyyire Neyir (Ertuğrul)’dir. Sahnede olduğu gibi beyazperdede de o zamanlar, Müslüman kadınların çalışması yasaktı. 1918′ de bazı Türk kızları, öğrenci olarak “Darül-bedayi”ye alınmışlarsa da, bunlar sahneye çı­kamamışlardı. İçlerinde Afife Hanım, 1920′de Kadıköy’deki Apollon (Hale) Tiyatrosu’nda “Jale” takma adıyla sahneye çıkınca, işe po­lis karışmıştı. 1921′de Darülbedayi’de Müslü­man kadınların çalıştırılmaması, resmi yoldan bildirildi, ancak aynı yıl Afife ile Şaziye Mo­ral hanımlar, bir başka temsilde oynadılar. İki sanatçı da, bu yüzden mahkemelik oldular

Muhsin Ertuğrul, “Ateşten Gömlek”i çe­virirken, filmin ulusal konusundan cesaret ala­rak, başlıca kadın kahramanlar olan Ayşe ile Kezban’ı, Türk oyuncularının canlandırması­na çalıştı. Ayşe için Darülbedayi oyuncuların­dan Muvahhit’in eşi Bedia Muvahhit seçildi. İkinci rol için gerekli kimse bulunamayınca, gazetelere ilan verildi. Vasfi Rıza Zobu, bir anısındaki ikinci rol için, “nasıl kız oyuncu” bulunduğunu şöyle anlatır:

“İkinci rol için genç bir Türk kızı buluna­mamıştı. Gazetelere ilan ettiler. Ertesi gün tek bir Türk kızı başvurdu. Kemal Film’in büro­su, Sirkeci’de, Ali Efendi Sineması’nın üstün­deki iki küçük odanın içinde idi. O gün, büroya uğradığımda, Neyyire’yi gördüm. Ko­lejde öğrenciymiş. ‘Film için müracaat etti. Muhsin’i bekliyor’ dediler.”

Türk Tarihinde İlk Sigortacılık

1864 yılında Abdülaziz döneminde çıkarılan bir “fetva” ile başladı. O yıl yayımlanan De­niz Ticaret Yasası’nda yalnız “deniz sigortası” konusunda yargılar vardı. Bu arada, 1870 yı­lında İstanbul’da çıkan büyük bir yangın so­nunda “Şeyhülislam”dan, sigorta yap-, tırılmasında “dini bir sakınca olmadığı” yolunda izin çıktı. İki yıl sonra da üç İngiliz sigorta şirketi, İstanbul’a gelerek bu dalda ça­lışmaya başladılar. Daha sonra Fransız, İsviç­re, Alman, Avusturya, Rus, İtalyan, Bulgar, Romen sigorta şirketleri kuruldu. Ancak, bu sigorta şirketleri, aralarında bir anlaşmaya va­ramadıklarından, bağlı bulundukları merkez­lerin dilediği biçimde sigorta uygulaması yapıyorlardı.

“tik Türk sigorta şirketi”nin kuruluşu da, 1893′te, bu dalda çalışmalara başlmayan “Os­manlı Sigorta ŞirketF’drr. Bu şirket, Osman­lı Bankası, Tütün Rejisi (Tekeli) ve Düyûn-u Umumiye‘nin katılması sonucu, 200 bin altın liralık bir özvarlıkla kurulmuştu.

Cumhuriyet’ten sonra kurulan “yerli sermayeli” ilk Türk sigorta kuruluşu ise, “Gü­ven Sigorta” adıyla 1935 yılında faaliyete geç­ti. II. Dünya Savaşı’ndan sonra ise sigorta­cılık gelişmeye başladı ve 1942′de “Doğan”, 1944′te de “Halk Sigortası” şirketleri hizme­te girdiler.

İlk Sesli Film Stüdyosu

1932 yılında İpek Film Şirketi kurdu. İstan­bul’da Nişantaşı’ndaki bir büyük fırın, yeni baştan düzenlenerek “stüdyo” durumuna ge­tirildi. Bu sesli film stüdyosunun ilk eseri,Muhsin Ertuğrul’un yönetmenliğini yaptığı, “Bir Millet Uyanıyor” adlı filmdi. Sesli film stüdyosunun yönetmeni ise, Morhen adlı bir Alman ses mühendisiydi.

Türk Tarihinde İlk Sansür

Türk tarihinde basma “ilk sansür”, 11 Ma­yıs 1876′da “Âli Kararnamesi” ile konuldu. Gazetelerin, yayınlanmadan önce denetlenme­sini emreden bu kararname üzerine, “Basiret” gazetesi şöyle bir ilanla çıkmıştı: “Matbaamı­zın makinesi bozulduğundan, gazetemiz bir­kaç gün yayınlanmayacaktır.” “Sabah” gazsetesi ise ilk gün “sansür”ün yasakladığı yazıların yerini “boş” bırakarak yayınlandı. Ancak, tüm bu direnişler, tarih boyunca he­men her dönemde, sansürün basının üzerin­de “Demokles’in Kılıcı” gibi sallanmasını önleyemedi.

Türk Tarihinde İlk Seçim

II. Abdülhamit’in tahta geçmesinden kısa bir zaman sonra, Kanun-ı Esasi kabul edilerek Osmanlı Devleti’nde meşrutibiridarebaşladı. Kanun-ı Esasi‘de seçim yapılarak bir meclisin kurulması öngörülmüştü. Bu nedenle, Türk tarihinde ilk seçim 1877′de yapıldı. Ancak, bu seçimler bir seçim yasasına göre gerçekleş-tirilmedi. İllere, önemlerine göre kaç millet­vekili çıkarabilecekleri bildirildi. İlk se­çimlerde halk, oy kullanmadı. İl meclisleri seçim yaptı. Bu seçimler sonunda seçilen tem­silciler, padişahın tayin ettiği Âyân Mec­lisi üyelerinden meydana geldi. İlk Milli Mec­lîs de İŞ _Mart 1877′de Dolmabahçe Sa-rayı’nda ilk toplantısını yaptı. Daha sonra Sul­tanahmet’teki Darülfünun binasında çalışma­larına başlayan bu meclisin ilk görevi, bir se­çim kanunu hazırlamaktı. Ancak, 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’nın başlaması üzerine, Meclis 20 Haziran’da dağıldı. Aynı yıl içinde yine seçim kanunu olmadan, birinci seçimde olduğu gibi yeni bir seçim daha yapıldı. Türk tarihinde ilk “Seçim Kanunu” da, bu ikinci meclis tarafından yapılmıştır. Ama, bunun ömrü de uzun sürmedi ve II. Abdülhamit ta­rafından feshedildi.

Türk Tarihinde İlk Seçim

II. Abdülhamit’in tahta geçmesinden kısa bir zaman sonra, Kanun-ı Esasi kabul edilerek Osmanlı Devleti’nde meşrutibiridarebaşladı. Kanun-ı Esasi‘de seçim yapılarak bir meclisin kurulması öngörülmüştü. Bu nedenle, Türk tarihinde ilk seçim 1877′de yapıldı. Ancak, bu seçimler bir seçim yasasına göre gerçekleş-tirilmedi. İllere, önemlerine göre kaç millet­vekili çıkarabilecekleri bildirildi. İlk se­çimlerde halk, oy kullanmadı. İl meclisleri seçim yaptı. Bu seçimler sonunda seçilen tem­silciler, padişahın tayin ettiği Âyân Mec­lisi üyelerinden meydana geldi. İlk Milli Mec­lîs de İŞ _Mart 1877′de Dolmabahçe Sa-rayı’nda ilk toplantısını yaptı. Daha sonra Sul­tanahmet’teki Darülfünun binasında çalışma­larına başlayan bu meclisin ilk görevi, bir se­çim kanunu hazırlamaktı. Ancak, 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’nın başlaması üzerine, Meclis 20 Haziran’da dağıldı. Aynı yıl içinde yine seçim kanunu olmadan, birinci seçimde olduğu gibi yeni bir seçim daha yapıldı. Türk tarihinde ilk “Seçim Kanunu” da, bu ikinci meclis tarafından yapılmıştır. Ama, bunun ömrü de uzun sürmedi ve II. Abdülhamit ta­rafından feshedildi.


Vote für uns auf der .:.:: Fun Topliste ::.:. TOPlist Genç Toplist | Pr:4 Toplist | Site Ekle |  Toplist | Link Ekle | Hit Kazandıran Toplist ..:: Photoshop Board ::.. - Topliste arkadas Toplist
toplist
okey arama
Lider100.ComSohbet Link ALEMi Toplist LinkAlemi // Alemdeki Tüm Linkler www.linkalemi.com özel sitelermsn ifadeleri

SiteOfisi

web portal