İlk Zırh
Bilinen en eski zırhlar, İ.Ö. 2000 yılında, Mezopotamya’da bronz pullardan yapıldı. Zırh, oradan Doğu’ya yayıldı ve en yaygın örnekleriyle Japon Samuray savaşçılarının üzerlerinde görüldü. Yunanlılar, bronzdan bacak ve göğsü koruyan plakaları geliştirdiler. Romalı generaller de bu tür zırhlar kullanıyorlardı. Romalı lejyon askerlerinin zırhları ise, giysilerinin üzerine takılan demir bantlardan oluşuyordu.
İngiliz Kralı William’ın süvarileri ise, 1066 yılında metal halkalar takılmış gömlekler giyiyorlardı. 13. yüzyılda zırhlara, vücudun önemli yerlerini koruyan parçalar eklendi. 15. yüzyılda ise zırhlar, tüm vücudu koruyacak biçimdeydi ve ağırlıkları 30 kiloya yaklaşıyordu. Tüm vücudu koruyacak kurşun geçirmez zırhların, taşınamayacak kadar ağır oldukları ortaya çıkınca, 1650 yılından itibaren, yalnızca göğsü ve sırtı korumaya yarayan tabakalar yapıldı. Günümüzde zırhların yapımında, çok hafif olan naylon, plastik ya da fiberglas gibi kurşun geçirmez maddeler kullanılıyor
Romalılar’da: Deri giysiler üzerine yatay olarak sıralanan demir bandajlar, bronz menteşelerle birbirine bağlanırdı. Demir ya da bronzdan yapılan başlıkların her iki yanında, yanakları da koruyan muhafazalar uzanırdı.
Normandiyalılar’da: Küçük demir halkalardan örülen bir giysi, yüz hariç vücudun tümünü kaplardı. Başa sıkıca oturan başlığın, burun üzerinden ağıza kadar sarkan bir uzantısı vardı. Ayrıca bir de kalkan kullanılırdı.
Ortaçağ zırhı; Çelik plakalardan oluşan bu zırh, 14. yüzyılda gelişimini tamamladı. Vücudun tüm bölümleri, bu çelik yığını ile gizleniyor, giysiler de bu zırhın altında kalıyordu. Ağırlıkları 30 kiloya kadar çıkanı vardı.
Günümüzde zırh: Güvenlik güçlerinin giydiği emniyet yelekleri, naylon gibi yüksek dirençli liflerin sayısız tabakalar halinde üst üste konması esasıyla yapılır. Hafif başlıklar ve kırılmaz camdan yapılan yüz koruyucuları, bu yelekleri bütünler.