İlk Kantin
New Lanark pamuk atölyesinde 1812 yılında, işletmenin müdürü Robert Owen tarafından planlandı. Owen’in hazırladığı rapora göre, tesislerin personeli, kantine “yemek ücreti” olarak haftada 1 şilin 6 peni ödeyeceklerdi ve bu evlerinde yiyecekleri yemeğin maliyetinin çok altındaydı.
Gerçi, bazı tarihçiler, bu kantinin açıldığından kuşkuludurlar ama, Dr. Henry Grey’in yazdığı “Lanarklı Bay Owen’in Yeni Fikirleri adlı kitapta 1819 yılında bu kantinin faaliyette olduğu belirtilir.Kitapta kantinle ilgili olarak şu satırlar yer alır:
Bina yaklaşık olarak 50 metre eninde ve 15 metre boyundaydı. Zemin katta iki mutfak, bir fırın ve bir yazıhane vardı. Öteki katlarda yemek salonları, iki toplantı salonu ve bir okuma odası vardı.”
Robert Owen, personeline sağladığı bu kolaylıkla oldukça ileri görüşlü bir insan olduğunu kanıtladı. Zira başka fabrika sahiplerinin ya da yöneticilerinin, işçilerine bu tür hizmetler sunması için aradan uzun yıllar geçmesi gerekti. Ancak 1850′li yıllarda bazı işadamları tesislerinin bir bölümünü yemekhane haline getirdiler. Ama bunlarda bile yemek verilmiyordu ve işçiler kendi yemeklerini kendileri hazırlamak zorundaydı. Kantin açarak işçilerinin hizmetine sunan ilk firmalardan biri de ingiltere’nin Norwich kentindeki “Colman” işletmesidir. Hardal üretilen bu fabrikada 1868 yılında sabah işe başlama saati olan 5.45′ten önce işçilere 1 peni karşılığında “bir fincan kahve” veriliyordu. Öğleyin ise 3 ya da 4 peni karşılığında “sıcak yemek” çıkarılıyordu.
Fabrika kantinlerinin sayılarının artmasına ve bunun bir gelenek haline gelmesine 1. Dünya Savaşı neden oldu. Savaş sırasında, işgücü gereksinimini karşılayabilmek için pek çok tesis, kadın işçi çalıştırmaya mecbur kalmıştı. Onlar için açılan kantinler, zamanla iyice yaygınlaştı. 1. Dünya Savaşı’ndan önce İngiltere’de yalnızca 100 işyerinde kantin varken, savaştan sonra bu rakam bini aştı.