Archive for Mart, 2008
İtalya’nın Bologna kentinde Guglielmo Marconi tarafından geliştirildi. Marconi, ilk deneylerini 1894 yılında Bologna’nm 11 mil uzağında, babasının köyü Villa Grifone’ de yaptı. 1895 Eylül’üne doğru, deneylerini sokağa yansıtmaya başladı. Kardeşi Alfonso, alıcı setiyle uzaklaşırken, Guglielmo da vericinin mors anahtarıyla oynuyordu. Sonuç başarılı olursa, Alfonso beyaz bir bayrak sallayarak mesajı aldığım belirtiyordu. Ancak, bunların hepsi açık […]
Mart 31st, 2008 | Posted in İlkler | No Comments
22 Şubat 1923 günü BBC’de yayınlandı. Sağcı gazetecilerden Sir Ernest Benn’in, “Komünizm, insanlığın çıkarlarına yönelik bir tehdittir” konulu sözlerini, Komünist parlamenter J.T. VValton Newbold yanıtladı. Bu program, aynı zamanda BBC’nin siyasal partilerle ilgili ilk programıdır. Ayrıca, bir parlamenterin katıldığı ilk radyo yayını olma özelliğini de taşır.
Mart 31st, 2008 | Posted in İlkler | No Comments
13 Ekim 1924 günü Glascovv Radyosu’nda, İşçi Partisi adına J. Ramsay MacDonald tarafından yapıldı. The Illustrated London News gazetesi, bu konuşmayla ilgili olarak şu yorumu yaptı:
“Bay MacDonald’in sözlerinin etkisi hakkında bir şey söylememiz olanaksız. Çünkü, sayın konuşmacı, radyodan dinleyicilerine seslendiğini unuttu ve program sırasında kendini bir seçim meydanındaki kürsüde sandı. Sesini kâh alçaktı, kâh yükseltti. […]
Mart 31st, 2008 | Posted in İlkler | No Comments
“Listening Inn” adlı yarım saatlik program, 29 Temmuz 1922 günü, Londra’da yayınlandı. Programın yıldızı, ünlü komedyen Will May, “Profesör Broadcaster” rolünü oynadı.
Radyo için yazılan ilk skeç, aynı zamanda ilk radyo programı metnidir. Helena Mil-lais, yazdığı “A Cockney Fragment From Life” adlı oyunda, “Our Lizzie” rolünü de üstlendi. Bu oyun, 20 Ekim 1922 günü ZLO radyosunda […]
Mart 31st, 2008 | Posted in İlkler | No Comments
Düzenli olarak yayınlanan ilk çocuk programı, “Ay’daki Adamdan Öyküler” adıyla 1921 yılı sonbaharında, ABD’nin Newark kentinde yayın yapan Westinghouse’s istasyonunda, haftada iki kez küçük dinleyicilere sunuldu. Öyküleri, Bayan Josephine Lawrence okuyordu.
BBC’de ilk çocuk programı ise, 5 Aralık 1922 günü yayınlandı. “Çocukların Köşesi” adlı bu programda, Ses Mühendisi A.E. Thompson, “Tom Amca” rolünü oynadı. 23 Aralık […]
Mart 31st, 2008 | Posted in İlkler | No Comments
Bu tür bir sistem, ilk kez Washington’da Mah-lon Loomis tarafından 21 Temmuz 1866 tarihli bir gazetede açıklandı. Aynı yılın Ekim ayında Loomis, Catochin Ridge ile Bear’s Den arasındaki 14 mil uzaklıktan mesaj iletmeyi başardı. Denemeyi izleyenler arasında, Kan-sas Senatörü Samuel C. Pomeroy ile Temsilciler Meclisi’nin Ohiolu üyesi John A. Bingham da vardı. Mahlon Loomis, mesaj […]
Mart 31st, 2008 | Posted in İlkler | No Comments
Alman Donanması’ndaki 500 tonluk “Welle” gemisidir. 1935 yılının Eylül ayında, Pelzer-haken’de radar monte edildi. 600 megasaykıl gücündeki yansıtıcısıyla, 12 mil uzaklıktaki kıyıları tarama ve beş mil uzaklıktaki gemileri algılama yeteneğine sahipti.
Öteki ekipmanları ile birlikte bir de radara sahip olan ilk savaş gemisi ise, yine Almanlara ait olan Graf Spee adlı hücumbottur. 355 megasaykıl gücündeki radarı, […]
Mart 31st, 2008 | Posted in İlkler | No Comments
“En yaşlı ineğin en sert eti, bir kuzunun en yumuşak eti gibi pişirilebilir”. Bu satırlar, Fransız fizikçisi Deniş Papin’in 16GÎ yılında icat ettiği düdüklü tencereyi tanıtmak için yazdığı kitaptan alınmadır. Bu, tamamen demirden yapılmış bir tencereydi ve kapağı hiç hava sızdırmıyordu. Böylece, içindeki besin maddeleri, normal zamanın dörtte biri kadar bir süre içinde pişirilebiliyordu. Zira […]
Mart 31st, 2008 | Posted in İlkler | No Comments
Eski Yunanistan’da, zeytinden yağ, üzümden şıra elde etmek için kullanıldı. M.Ö. 600 yıllarında, Yunanlılar bir tahtanın ortasından geçirdikleri sırığı, tavana dayıyorlar, sonra da tahtanın altına üzümleri yerleştiriyorlardı. Daha sonra tahtanın üzerine çıkarak ya da onu kol gücüyle aşağıya doğru çekerek, üzümü eziyorlardı. 450 yıl sonra, tahtanın ortasındaki sırığı, yivli yapmayı akıl ettiler. Böylece işleri çok […]
Mart 31st, 2008 | Posted in İlkler | No Comments
M.Ö. 2800 yıllarında Mısırlılar, dekoratif amaçlarla ince ahşap tabakaları, daha kalın kütüklerin üzerine yapıştırmayı biliyorlardı. Zamanla, ince tabakaların üst üste getirilmesiyle elde edilen bir tahta perdenin, aynı kalınlıktaki yekpare bir tahta perdeye oranla daha dayanıklı olduğunu far kettiler.
Ne var ki, ahşabın bu özelliği, 19. yüzyıla kadar ihmal edildi ve ince kesilmiş ağaç dilimleri yalnızca dekoratif […]
Mart 31st, 2008 | Posted in İlkler | No Comments